Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 
HAYIRLI BAYRAMLAR (08.09.2010)
 
 

BAŞKANDAN

BU MUDUR KESİNTİSİZ HİZMET?... (02.03.2010)

    Değerli meslektaşlarım,
 01/Mart/2010 Pazaretsi  günü Medula Eczane Provizyon ekranı ile tanıştık.Gerçi biz bundan yaklaşık sekiz ay önce her ilde 10 gönüllü eczaneye programın aksaklıklarının tesbit ettirilmesi amaçlanarak deneme şifreleri verilmişti.Kayseri'deki on eczaneden biri olarak çok ümitlenmiştim.Nihayet birileri doğru bir başlangıç yapmak adına konunun gerçek muhataplarına dönmüş "bu programı test edin aksaklıklarını bize bildirin" demişti.Büyük bir hevesle programı test edip aksaklıklarını bildirilen elektronik posta adresine ilettik. Zaman zamanda bildirdiğimiz aksaklıkların düzeltilip düzeltilmediğini kontrol ettik.Maalesef beklentilerimiz gerçekleşmedi.Birkaç küçük düzeltmeden sonra hiçbir olumlu adım atılmadı ve 01/Mart Pazartesi günü bir ucube ile başbaşa bırakıldık.
    Tüm ülke genelinde 18.000 doktorun medula sistemine kaydı yapılmadan bir İTS inadı uğruna arızalı ve yetersiz bir program ile halkımıza ilaç vermemiz istendi.Bunu isterken programa birde uyarı koydular dediler ki; 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarında kaydı olmayan doktorların reçetelerini veremezsiniz,doktor bilgilerini manuel olarak giremezsiniz,buda bizim vazifemizmiş gibi ilgili kuruluşla irtibata geçiniz.
Ben bu felaketi önceden tahmin ettiğim için 2 gün öncesinde şehrimizdeki tüm sağlık kurum ve kuruluşlarına kaydı olmayan hekimlerin kayıtlarının tamamlanmasını isteyen bir yazı gönderdim.
    Biz Türkiye'nin gerçek aydınları olan Türk Eczacısı olarak 18/Eylül/2009 da yayınlanan Orta Vadeli Tasarruf Paketine, bu paketin eczanelerimizden bir gecede ortalama %30 raf kaybına sebep oluşuna tepki göstermek ve bu paketin sonuçlarının ne olacağını kamuoyuna göstermek amacıyla 4 Aralık Kapatma eylemini gerçekleştirdik.Bunu yaparken ülke genelinde 4000 eczaneyi nöbetçi bıraktık, tek eczane olan ilçelerdeki eczanelerin kapanmasına müsaade etmedik.
Bunun doğal sonucu olarak 04/ Aralık/2009 günü hiçbir vatandaşımız ilaca ulaşımda sorun yaşamamıştır.Bu gerçeği bizzat Sayın Sağlık Bakanımıza kendisini makamında ziyaret ettiğimde teyit ettirdim.Ama sonuç ne oldu 15/Aralık/2009 sabahı biz eczacılar trajikomik bir haberle sarsıldık;"15/Ocak/2010 tarihinden itibaren sözleşmeleriniz Sosyal Güvenlik Kurumunca Feshedilmiştir" buna gerekçe olarakta "Siz halkın ilaca ulaşımına engel oldunuz, biz halkın ilaca ulaşımına tahammül edemeyiz, böyle bir durumda devlet olarak gerekli tedbirleri alırız" denildi.
    Şimdi soruyorum: Çalışmayacağı önceden belli olan arızalı ve yetersiz bir programı dayatmacı mantıkla Türk Eczacısının ve Halkının önüne koyarak halkın ilaca ulaşımına engel olan kimdir?Bumudur kesintisiz hizmet mantığı?01/Mart/2010 günü özellikle üniversite hastanelerinden yazılan reçetelerin karşılanamaması sonucu yoğun bakım hastalarının bile dışarıdan alınacak ilaçlarının temin edilememesinin sorumlusu kimdir?
Bu vebal çok ağır bir vebaldir, bu vebalin altından kalkmak mümkün değildir.Türk Halkı ve Eczacısı bu vebalin sorumlusu değildir.Evet her yeni doğum sancılıdır ancak bu sefer hem sancı çekilmiş hemde ölü doğum gerçekleşmiştir.
    Değerli meslektaşlarım size buradan maalesef güzel mesajlar iletmem mümkün olmuyor ne olur benim kusuruma bakmayın.Sizleri çok ama çok seviyorum,hayırlı günler diliyorum.
 
                                                                     Ecz. Ahmet ÖZÇAVUŞOĞLU  

 
<< Geri